Berkes ve İnönü
Niyazi Berkes, Unutulan Yıllar adlı hatıratında tek parti İnönü dönemi politikalarına yönelik oldukça sert eleştirilerde bulunur. Berkes’e göre İnönü Hükûmeti, Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Franz von Papen ile ilişkiler çerçevesinde Turancılık hareketine göz yummuş, hatta belirli ölçülerde destek vermiştir. Bu nedenle 1944 Irkçılık-Turancılık Davası’nın, yalnızca birkaç subayın veya maceraperestin girişimi olarak değerlendirilmesini doğru bulmaz. Ona göre Almanya savaşta üstün durumdayken hükûmet de bu politikaların bir parçasıydı; ancak savaşın Almanya aleyhine dönmesiyle birlikte aynı çevreler tasfiye edilmiş ve dava, hükûmetin üzerindeki sorumluluğu örtmeye yönelik bir manevra olarak kullanılmıştır.
Berkes, II. Dünya Savaşı sonrasında Türkiye’nin Sovyetler Birliği karşısında kendisini yalnız hissettiğini ve bu nedenle Amerika Birleşik Devletleri’nin desteğini sağlamaya çalıştığını ileri sürer. Ona göre İnönü hükûmetleri, Yunanistan’a sağlanan Truman Doktrini kapsamındaki yardımlara benzer bir desteğin Türkiye’ye de yönelmesi için içeride bir “komünizm tehdidi” algısı oluşturmuştur. Yunanistan’daki iç savaşta komünistlerin etkin rol oynaması Amerikan yardımını meşrulaştırırken, Türkiye’de de benzer bir tehlikenin var olduğu izlenimi yaratılmaya çalışılmıştır. Berkes, dönemin iç siyasetinde yaşanan birçok gelişmeyi dış politikanın bir yansıması olarak değerlendirir ve bu süreci Amerika’yı ülkeye davet etme girişimi olarak görür.
Bu nedenle Berkes, savaş sonrasında Türkiye’nin bağımsızlığının fiilen zedelendiğini, hatta bunun bir tür mandacılık anlamına geldiğini savunur. Osmanlı Devleti’nin Küçük Kaynarca Antlaşması sonrasında nasıl dış müdahalelere açık hâle gelmişse benzer bir bağımlılık ilişkisinin II. Dünya Savaşı sonrasında da ortaya çıktığını ima eder. Bunlar, İsmet Paşa’ya yöneltilmiş oldukça ağır ithamlardır. Berkes ayrıca, söz konusu siyasal atmosfer içinde kendisinin de komünist olduğu gerekçesiyle üniversiteden uzaklaştırıldığını, bu işlemin hukuksuz olduğunu ve verilen kararın daha sonra Yargıtay tarafından bozulduğunu belirtir.